Embed

PAYLAŞINKİ SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIKLAR GÖRSÜN/OKUSUN !!!

AKP’lilerle Masonların ilişkisi hiçbir zaman eksik olmadı. Ta kuruluşundan, hatta tohumlarının atıldığı günlerden bu güne kadar… Beşiktaş İmar Güzelleştirme Sosyal Yardım Vakfı’nın kurucularına baktığımızda bu ilişkinin boyutlarını bir kez daha görüyorduk. Bu Vakfın önde gelen isimlerinden Üzeyir Garih ve İshak Alaton üst düzey mason üstatlarıydılar. Vakıftaki masonlar sadece ikisi mi? Tabi ki hayır! Şimdilik bu ikisini açıklamak yeter de artar bile… 1986 yılında kurulan bu Vakıfta oldukça ilginç isimler yer alıyordu. Aydın Doğan, Tayyip dahil bir çok AKP’linin abisi Korkut Özal’ın hemen hemen her şirketindeki ortağı Talat İçöz, AKP’li Bakan Ali Coşkun, Ülkerlerin ve bir çok AKP’li ile şirket ortağı Eymen Topbaş… Vakfın tüm kurucuları şu şekilde sıralanıyordu: Mehmet Alacacı, Mümtaz Kola, Turgut Işık, İlyas Özgüer, Sıtkı Çiftçi, Yılmaz Sanlı, Adil Karaağaçlı, İbrahim Polat,Kemal Dedeman, Mehmet Huntürk, Hüseyin Kocabıyık,Hüseyin Anlar, Cengiz Aslan, Çetin Biraniç, Tekin Günver, Fikri Akşit, Talat İçöz, Bayram Güneş, İbrahim Yalçın, Salih Tatlıcı, Hasan Çolakoğlu, Faruk Ebubekir, İbrahim Bodur, Gündüz Sevilgen, Nurullah Gezgin, Ahmet Ekmekçioğlu, Abdulkadir Çavuşoğlu, Engin Pak, Ahmet Yiğitbaş, Haydar Akın, Hulisi Çetinoğlu, Aydın Doğan, Ali Tanrıyar, Mükerrer Taşçioğlu, Eymen Topbaş, Ali Coşkun, Orhan Demirtaş, Ahmet Güler, Ali Orhan İnan, Üzeyir Garih, İshak Alaton, Yalçın Sürmeli… Vakıf üyelerinin bazıları Beşiktaş ‘ı güzelleştirmeyi, Serencebey yokuşunda bir araya gelerek gerçekleştireceklerini zannediyorlardı. Tıpkı Tayyip Erdoğan-Aydın Doğan yakınlaşmasının Almanya’da tesis edildiğini zannettikleri gibi. (ERGÜN POYRAZ – Musa’nın Çocukları) · KEMALİZMİ TERKET FETHULLAHÇI OL Tayyip’in destekçilerinden CIA eski Ortadoğu masası şefi Graham Fuller, Kemalizm’in terk edilip Fethullahçı olunmasını aşağıdaki sözleriyle öğütlüyordu: “Zorunlu Batılılaşma Türk toplumunda bazı yaralar bıraktı. Kendi Osmanlı tarihini, İslam geleneklerini sevenler vardı. Batılılaşma, İslamiyet’i aşağılayan bir hale dönüşünce bu bir hoşnutsuzluğa yol açtı. Kemalizm’in sonuna geldiğini ve belki de sonuna gelmesinin iyi olduğunu söyledim. Halkın büyük bir parçası İslam için daha hürmet görmeyi, Osmanlı tarihi ile övünme istedi. Dünyada hiçbir lider ne George Washington, ne Nehru, ne Lenin, ne Gandi sonsuza kadar yaşayabilecek bir ürün vermedi. Oysa İncil ve Kuran veriyor.Liderler ölüyor. Önce bedenleri, zaman içinde düşünceleri siliniyor. Oysa Kur’an ve İncil yaşıyor. İşte Mustafa Kemal’in başına gelen de her tarih yazmış liderin başına gelenden farklı değildir….” Fuller şuanda koruma altına aldıkları ve adına konferanslar verdikleri, Rabbin Aciz Kulu, Papalık misyonunun hizmetkarı Fethullah Gülen’i yere göğe sığdıramıyordu: “Batı Fethullah Gülen gibi örnekleri görünce çok umutlanıyor. Çünkü Gülen, modern devlet toplumunda İslam’ın nasıl bir rol oynaması konusunda geniş bir vizyonu temsil ediyor…” TAYYİP ABD VATANDAŞI MI? 10 Mayıs 200 tarihli,Elazığ’da yayımlanan ve Erbakan’a yakınlığı ile bilinen El-Aziz Gazetesi’nde Vahit Şekerci; “Gül Amerikan vatandaşı olduğunu neden gizliyor?” başlığı altında Abdullah Gül’ün de, Tayyip Erdoğan’ın da ABD vatandaşı olduğunu yazıyordu: “ 1997’nin başlarında, önce Tayyip Erdoğan Amerikan rüyasını gerçekleştirdi ve ABD vatandaşlığına geçti. Erdoğan’ı daha sonra Abdullah Gül izledi ve böylece Gül için ABD serüveni başlamış oldu….” 08.07.2005 tarihinde Başbakanlık basın merkezinin verdiği bilgilerden öğrendiğimize göre, Erdoğan ABD’de yaşayan Türklerin ABD vatandaşlığına geçmelerini istiyordu, konuyla ilgili haber şu şekildeydi: “Başbakan recep Tayyip Erdoğan ABD’de vatandaşlığını almalarını ve Amerikan siyasi hayatına daha çok katılmalarını isteyerek, “Bu doğrultudaki gelişmeler burada yaşayan vatandaşlarımızın haklarının korunmasına yardımcı olacak, ayrıca iki ülke ilişkilerine de katkıda bulunacaktır” dedi.” · TAYYİP GENELEVDE 1994 yılı belediye seçimlerinden önce Tayyip kurmaylarına her ücra köşeden oy çıkarması talimatını veriyordu. Bu talimat ve seçim taktikleri sonucu meyhanelerden genelevlere kadar her yere gidip oy istenecekti. Bu bağlamda çalışmalar önce genelevlerden başlanacaktı. Kasımpaşa eşrafından bu bölgenin raconunu bilen birkaç kişinin yanına RP’li gençler verildi. Gençler hayatlarında buralara ilk defa, ürkerek ve korkarak girdiler. Biri cılız sesle, “Biraz sonra RP Belediye Başkan Adayımız Recep Tayyip Erdoğan sizleri ziyaret edecek dedi…” Fehmi Çalmuk “Tayyip Erdoğan” adlı kitabında o günü şöyle anlatıyordu: Kadınlardan bir kaçı gülüşüyordu. “Burası hacı, hoca yeri değil” dediler. Kadınların bazıları başlarına yaşmak aldı. Karşılarında sakallı, sarıklı birini bekliyorlardı. Takım elbiseli genç bir adam içeri girdiğinde herkes şaşırmıştı. Kısa bir konuşma yaptı. İçine düştükleri talihsizlikten dem vurdu. Erdoğan, “Biz sizi içine düştüğünüz karanlık dünyadan kurtarmak istiyoruz” şeklindeki sözlerinin ardından “oyunuzu, gönlünüzü, desteğinizi istiyorum.” dedi…” Tayyip’in derdi onları değil, onlardan alacağı oylarla kendini kurtarmaktı.( ERGÜN POYRAZ) · AT BİLE KABUL ETMEDİ Tayyip genelev kadınlarına “sizleri buradan kurtaracağım” diyerek dokunaklı konuşmalar yapmış, kadınları ağlatmıştı. Hepsinin içinde bir ümit doğmuş, kendileri olmasa bile en azından kızları, çocukları bu bataklıktan kurtaracaktı. Tayyip’in Belediye Başkanlığını kazanması onlarda bayram coşkusu olmuştu. Günler geçiyor, ancak Tayyip verdiği sözü unutuyor, genelevlerden belediyeye gelenlerin cazibesi ile bir daha genelevleri kapatma sözünü ağzına almıyordu. Belediye Başkanı iken genelevleri kapatmayan Tayyip Başbakan olduğunda da böyle bir girişime yaklaşmıyordu. Belediyelerin dört bir yanından yolsuzluk hikayeleri fışkırıyor, irticai faaliyetler kök salmakla kalmıyor, dal budak her taraı sarıyordu. 30 temmuz 2003 tarihinde Bayrampaşa şehir parkında çocukları ve insanları ücretli olarak gezdiren ve Cihan adındaki son derece uysal bir at, Tayyip sırtına binince delleniyor ve biran bile onu taşımıyor, taşımayı reddediyor ve onu sırtından yere atıyordu. Oysa bu millet bir atın gösterdiği feraseti gösteremiyor, yılarca o ve ekibini omuzlarında taşıyordu… (ERGÜN POYRAZ- Musanın Çocukları) · ELHAMDÜLİLLAH ŞERİATÇIYIM Tayyip, belediye bakan adayı olarak TV’lerde çıktığında, “Elhamdülillah şeriatçıyım” diyor, Erbakan’ı yıkma stratejisini daha o günlerde sahneye koyuyordu. Erbakan’ı yıkmak, genel başkan olmak, Türkiye’yi yönetmek o kadar da kolay değildi. Recep Tayyip Errdoğan’ın belli iddialara ve sloganlara sahip çıkması gerekiyordu: “Elhamdülillah şeriatçıyım” diyordu. Batı uygarlığına karşı Türkiye’nin diğer İslam ülkeleriyleayrı bir blokta yer alması gerektiğini savunuyordu. 17 Temmuz 2002 tarihli Akşam Gazetesi Erdoğan’ın Financial Times Gazetesi’ne verdiği demeci aktarıyordu: “İslamcı değilim.Siyasi yaşamım boyunca kendimi tanımlamak için asla ‘İslamcı’ sözcüğünü seçmedim. “ oysa Tayyip her fırsatta; “Referansımız İslam” bile demişti.( Ergün POYRAZ) · Öğrencilere psikolojik cihat çağrısı Eğitim-İş Sendikası Denizli Şubesi yöneticileri, Yeşilköy İbrahim Cengiz Yatılı Bölge Eğitim İlköğretim Okulu öğrencilerine dağıtılan “Dinin Direği Namaz” adlı kitapla psikolojik cihat çağrısı yapıldığını bildirdiler. Namazla diriliş seferberliğine çağrı yapılan kitapta, “Allah ve namaz yolunda ölmek”, “aslolanın cami merkezli bir hayat tarzı olduğu” gibi ifadeler yer alıyor.Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde düzenlenen tartışmalı etkinliklerle gündeme gelen Denizli’de, bu kez Eğitim-İş Sendikası yöneticileri, farklı bir konuya dikkat çektiler. Yeşilköy İbrahim Cengiz Yatılı Bölge Eğitim İlköğretim Okulu öğrencilerine Kutlu Doğum Haftası’nda dağıtılan dini kitapla, psikolojik cihat çağrısı yapıldığı belirtildi. Okulun 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine, okulda müdür yardımcılığı görevini de yürüten din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Mehmet Yıldız tarafından dağıtıldığı belirtilen kitabın içeriğinde, ilköğretim çağındaki çocukların kaldıramayacağı ağır ifadelerin bulunduğu vurgulandı. Gülen’den alıntı yapılmış Namaz Gönüllüleri Platformu tarafından Ak Kitap ve Akit Pazarlama Yayınevi’ne bastırılan 186 sayfalık kitabın içeriği oldukça dikkat çekici. “Sizleri dünya ve ahiretinizi kurtaracak bir seferberliğe çağırıyoruz. Namazla diriliş seferberliğine… Gelin millet ve ümmet olarak hep birlikte namaza koşalım, kıyama, rükuya, secdeye sarılıp namazla dirilelim ki, gerçek kurtuluşa erelim” gibi çağrıların yapıldığı kitapta, namaz kılmayanların müşfik, camilerin ümmet olarak hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğu, cami merkezli bir hayat tarzının benimsenmesi gerektiği öne sürüldü. Fethullah Gülen gibi birçok cemaat, liderlerin sözlerinden alıntılar yapılan kitapta, şiddet, ölüm ve korku içeren ifadelere de yer verildi. Eğitim-İş harekete geçirdi Kitapta, “Eksi 20 derecede, Çeçen mücahidin arkasında bombalar düşerken namazına devam etmesi, namazın insanı, Allah yolunda canını bile feda edebilecek bir ruh zenginliğine ulaştırabileceğini gösterir…” cümlelerine yer veriliyor. Eğitim-İş Denizli Şube Başkanı Dikmen Onat , Talim Terbiye Kurulu’ndan geçirilmeden dağıtılan kitapla ilgili acil harekete geçilmesi çağrısı yaptı. Onat, kitabın dağıtımına kimlerin izin verdiğinin açıklanmasını istedi. İl Milli Eğitim Müdürü Ekrem Ekici, kitap örneği istediklerini, gerekirse Mehmet Yıldız hakkında soruşturma başlatılacağını duyurdu. Hala abd vatandaşı müslüman ve Türklük düşmanı bu adamın Milliyetçi, vatansever, Müslüman..! olduğunu iddia edebiliyormusunuz..? Hakan Türe..

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !